<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<!DOCTYPE article PUBLIC "-//NLM//DTD JATS (Z39.96) Journal Archiving DTD v1.0 20120330//EN" "JATS-journalarchiving.dtd">
<article xmlns:xlink="http://www.w3.org/1999/xlink" xmlns:ali="http://www.niso.org/schemas/ali/1.0">
  <front>
    <article-meta>
      <title-group>
        <article-title>Phonology of Molla Yâr Muhammed Nemengâni and Tuhfetü-l Abidin</article-title>
      </title-group>
      <contrib-group content-type="author">
        <contrib id="person-892985b4d79d05329d5d0af321081e98" contrib-type="person" equal-contrib="no" corresp="no" deceased="no">
          <name>
            <surname>Barlas</surname>
            <given-names>Hairatullah</given-names>
          </name>
          <email>Hairatullah@gmail.co</email>
          <xref ref-type="aff" rid="aff-1" />
        </contrib>
      </contrib-group>
      <aff id="aff-1">
        <country>Afghanistan</country>
      </aff>
      <history>
        <date date-type="received" iso-8601-date="2022-03-07">
          <day>07</day>
          <month>03</month>
          <year>2022</year>
        </date>
      </history>
      <abstract />
    </article-meta>
  </front>
  <body id="body">
    <p id="_paragraph-7"><bold id="_bold-10">Özet</bold><bold id="_bold-11">:</bold>Yüksek lisans tezi olarak incelemeye değer gördüğümüz <bold id="_bold-12">Tuhfetüʾl-ʾÂbidîn</bold> adlı eser, çoğunluğunu 19. yüzyılda Nemengân doğumlu Molla Yâr Muhammed Nemengânî’nin şiirlerinin oluşturduğu bir mecmua niteliğindedir. Eserde birçok şairden de şiirler yer almıştır fakat 188 sayfadan oluşan bu eserin 108. sayfasına kadar olan kısmının şairimiz Nemengânî’ye ait olduğu tespit edilip bu sayfalar üzerine yoğunlaşılmıştır. Şiirlerde şairin mahlası Muhlis olarak geçmektedir. Eser, bugünkü Afganistan sınırlarında yer alan Badahşan ilinde Hoşham köyünde bulunmuştur. Eser içerisindeki metinler, Latin alfabesine dönüştürülmüştür. Eserin dil özellikleri incelenmiş; yazım czellikleri, fonetik özellikler ve şekil özellikleri dikkate alınarak Türkiye Türkçesine aktarımı yapılmıştır. Bu esnada anlamlandırılmasında güçlük çekilen kelimelerin dizini yapılmıştır.</p>
    <p id="_paragraph-8"><bold id="_bold-13">Anahtar kelimeler</bold>: Molla Yâr Muhammed Nemengâni, Tuhfetüʾl-ʾÂbidîn, fonoloji, sesler.</p>
    <p id="_paragraph-9">
      <bold id="_bold-14">Giriş</bold>
    </p>
    <p id="_paragraph-10">Geçmişteki değerleri geleceğe taşıyıp bilim dünyasında kalıcılığı yakalamak, biz araştırmacıların görevidir. Geçmişin tozlu sayfalarında yer alan ve üzerinde çalışma yapılmayan "<bold id="_bold-15">Tuhfetüʾl-ʾÂbidîn</bold>" isimli eser, 19. yüzyılın sonlarında vücut bulmuştur. Bugünkü Afganistan sınırları içerisinde olan Badahşan ’da korunmuş ve kış geceleri yatsı namazının ardından okuma bilen bir kişi tarafından okunup şerh edilerek günümüze taşınmıştır.</p>
    <p id="_paragraph-11">188 sayfadan oluşan bu metnin 108. sayfasına kadar Molla Yâr Muhammed Nemengânî’nin şiirleri bulunmaktadır. Çalışmamız adı geçen şairin şiirlerini kapsamaktadır. Giriş kısmında şairin hayatı, adı, eserinin önemi, muhtevası gibi konular belirtilmiştir. Eserin ses bilgisi özellikleri, Çağatay Türkçesinin özelliklerinin verildiği eserlerden yola çıkılarak incelenmiştir. Metnin transkripsiyonu, aruz kalıpları göz önünde bulundurularak yapılmış ve sonuç kısmında çalışmanın sonucuna yer verilmiştir.</p>
    <p id="_paragraph-12">
      <bold id="_bold-16">Molla Yâr Muhammed Nemengâni</bold>
    </p>
    <p id="_paragraph-13">
      <bold id="_bold-17">Şairin Adı</bold>
    </p>
    <p id="_paragraph-14">Asıl memleketi Nemengân olan ve doğum tarihi ile ilgili bilgi bulunmayan Molla Yâr Muhammed, eğitimini Buhara’da görmüş, hayatının büyük bir kısmını seyyahlıkla geçirmiştir. Buhara Emiri Nasrullah, hâkimiyeti zamanında Leb-i Havuz-ı Divan Begî adlı meydanında vaaz ve nasihatler vermiştir. Tezkire-i Kayyumi’de verilen bilgilere göre şair, 19. yüzyılın sonunda yaşamış, ancak şairin hayatının çoğu kısmı gezmek ile geçtiği için vefatı ile ilgili bir bilgi bulunmamaktadır. <bold id="_bold-18">Tuhfetüʾl-ʾÂbidîn </bold>’in müstensihi ilk önce Molla Yâr Muhammed’in müridi Hassamuddin Hafız’dan şairin methini duymuş ve ona olan ilgisinden dolayı eserinden şiirler seçmiştir. Ele aldığımız eserin baş kısmında müstensih tarafından verilen bilgilere göre şairden geriye kalan sadece bir eser mevcuttur.</p>
    <p id="_paragraph-15">
      <bold id="_bold-19">Tuhfetüʾl-ʾÂbidîn Eseri</bold>
    </p>
    <p id="_paragraph-16">
      <bold id="_bold-20">Eserin Adı</bold>
    </p>
    <p id="_paragraph-17">Ahmet Mahdum Buharî beyazcılık usulüne göre farklı şairlerin şiirlerini toplayıp, Molla Yâr Muhammed Nemengâni adlı şairin şiirlerine ağırlık vererek, eserin adını <bold id="_bold-21">Tuhfetüʾl-ʾÂbidîn </bold>veya <bold id="_bold-22">Enisüʾl-ʾāşıḳîn</bold> vermiştir. Eserde adı geçen şairin şiirlerinin ağırlıklı olmasının sebebi "<italic id="_italic-1">Menâḳıb-i ʾÂliyye</italic>" adlı eserinde Peygamber efendimize övgülerinin bulunması, insanların bu konuya daha çok rağbet göstermesindendir. Çalışmamızda eserin adının sadece <bold id="_bold-23">Tuhfetüʾl-ʾÂbidîn </bold>şeklinde verilmesinin sebebi haşiyesinin üst kısmında bu ismin tekrar yazılmasıdır. Eserin baş kısmındaki açıklamaya göre eser hazırlanırken 108. sayfasına kadar Nemengânî’nin şiirlerini yazmış, geri kalan sayfalarda başka şairlerin şiirlerinden örnekler vermiştir.</p>
    <p id="_paragraph-18">
      <bold id="_bold-24">Eserin İçeriği</bold>
    </p>
    <p id="_paragraph-19">Eserde Peygamber Efendimiz Hz. Muhammet, dört halife, Ebu-Hafaz adlı kişi ve Buhara’nın vasfına dair söylenen şiirler mevcuttur. Edebî olan bu eserde gazel, muhammes, müseddes, müstezad, mütessaʾ musemma gibi nazım şekilleri ile yazılmış şiirler yer almaktadır. Şairin şiirleri daha çok sofiyane şiirlerdir.</p>
    <p id="_paragraph-20">
      <bold id="_bold-25">Eserin Önemi</bold>
    </p>
    <p id="_paragraph-21">Peygamberlerin insanlar arasında sevilip sayılmaları Tanrı tarafından gönderilmeleri nedeniyledir. İslam dünyasında Peygamberlere, özellikle Hz. Muhammet’e büyük bir saygı duyulur. Onunla ilgili yazılan kitaplar, makaleler, risaleler ve onun hakkında söylenilen naatlar büyük bir ilgi görmektedir. Molla Yâr Muhammed Nemegânî’nin Divan’ında Peygamber Efendimiz ile ilgili naatların bulunması, insanların dikkatini çekmiştir. Şairin tek divanından seçilen şiirlerinin yer aldığı bu mecmua, hem konuları hem de Çağataycadan Yeni Özbek Türkçesine geçiş dönemi ürünü olması açısından büyük bir öneme sahiptir. Eserde daha çok Çağataycanın gramer özellikleri mevcuttur.</p>
    <p id="_paragraph-22">
      <bold id="_bold-26">Nüshanın Tarihçesi</bold>
    </p>
    <p id="_paragraph-23">Nüsha eski Horasan, bugünkü Afganistan sınırları içerisinde yer alan Bedahşan ilinin Hoşham köyünde, Nurulhak ve Gülbiddin adlı kişiler tarafından muhafaza edilmiştir. Eski Türkistan bölgesinde gece yatsı namazından sonra Meşreb-i Nemengânî, Hafız-ı Şirazi, Bidil-i Dihlevî, Sadi-i Şirazî gibi şairlerin şiirleri okuma bilen kişiler tarafında okunur ve açıklanırdı. Bu geleneği devam ettirme düşüncesi ile çalışmakta olduğumuz nüsha saklana gelmiştir.</p>
    <p id="_paragraph-24">
      <bold id="_bold-27">Müstensihin Şair ve Eser Hakkındaki Görüşleri</bold>
    </p>
    <p id="_paragraph-25">Ahmet Mahdum Buharî, babasının mesleği olan sahaflığı devam ettirirken Molla Yâr Muhammed Nemengânî’nin müritlerinden Molla Hassamuddin ile karşılaşır. Molla Hüsamuddin Mahdum Buharî’ye Nemengânî’nin şiirlerinden okur, onun nasihatlerinden bahseder. Böylece Buharî ona daha çok bağlanıp saygı ve sevgi beslemiştir. Buharî onun tek divanından şiirler seçerek "Derdi olana derman, karanlıkta kalana aydınlık olsun." diye bu mecmuayı tertip etmiştir.</p>
    <p id="_paragraph-26">
      <bold id="_bold-28">YAZIM ÖZELLİKLERİ</bold>
    </p>
    <p id="_paragraph-27">Çağatayca eserler genellikle Arap alfabesi ile yazılmıştır. Ele aldığımız eser, Arap alfabesi ile yazılan 19. yüzyıla ait bir eser olup Çağataycanın özelliklerini taşımaktadır. Çağatayca’da görülen 9 ünlü, bu eserde de görülmüştür. Bu ünlülerin özellikleri eserde görülen örneklerle beraber incelenecektir.</p>
    <p id="_paragraph-28">
      <bold id="_bold-29">Ünlülerin Yazılışı</bold>
    </p>
    <p id="_paragraph-29"><bold id="_bold-30">A/a: </bold>Kalın, düz ve geniş olan bu ünlü kelimenin başında, ortasında ve sonunda kullanılır. Metinde söz başında <italic id="_italic-2">elif</italic>(ا) ya da <italic id="_italic-3">medli elif</italic>(آ) ile gösterilmiştir. Söz ortasında <italic id="_italic-4">elif</italic> (ا) ve söz sonunda bazen <italic id="_italic-5">elif</italic> (ا) bazen de <italic id="_italic-6">güzel he</italic> (<italic id="_italic-7">ه</italic>) kullanılmıştır.</p>
    <p id="_paragraph-30">Söz başında, ortasında ve sonunda a’nın yazılışı:</p>
    <p id="_paragraph-31"><italic id="_italic-8">anlar </italic>(آنلار)"onlar", <italic id="_italic-9">atı</italic> (آتی) "adı", <italic id="_italic-10">açkey</italic> (آچکای) "açar", <italic id="_italic-11">anı</italic> (آنی) "onu", <italic id="_italic-12">anda</italic> (اندا) "orada", <italic id="_italic-13">arkasıdın</italic> (ارقاسیدین) "arkasından", <italic id="_italic-14">andaġ</italic> (انداغ) "onun gibi, öyle", <italic id="_italic-15">añlayup</italic> (انگلایوپ) "anlayıp", <italic id="_italic-16">bitalmay</italic> (بیتالمای) "yazamayarak", <italic id="_italic-17">yaman</italic> (یمان) "kötü", <italic id="_italic-18">yaḫşı</italic> (یخشی)"iyi", <italic id="_italic-19">taptı</italic> (تاپتی) "buldı", <italic id="_italic-20">barmasdın</italic> (بارمس دین) "varmadan", <italic id="_italic-21">ḳılġan</italic> (قیلغان) "kılan", <italic id="_italic-22">başıda</italic> (باشیدا) "başında", <italic id="_italic-23">uşla</italic>- (اوشلا) "tut-", <italic id="_italic-24">yaḫşılik</italic> (یخشی لیک) "iyilik, hoş, güzel", <italic id="_italic-25">uşal</italic> (اوشل) "o, şu, işte o", <italic id="_italic-26">sarıġa</italic> (سریغه) "tarafına", <italic id="_italic-27">yazdı</italic> (یازدی) "yazdı", <italic id="_italic-28">tapmay</italic> (تاپمی) "bulmayarak", <italic id="_italic-29">soñra</italic> (سونگره) "sonra", <italic id="_italic-30">aña</italic> (انگا) "ona", <italic id="_italic-31">bolsa</italic> (بولسه) "olsa", <italic id="_italic-32">ara</italic> (ارا) "<italic id="_italic-33">iç, içinde, arasında</italic>", <italic id="_italic-34">ḳılsa</italic> (قیلسه) "kılsa, etse", <italic id="_italic-35">saḳla</italic>- (ساقله) "sakla-, koru-", <italic id="_italic-36">bolma</italic> (بولمه) "olma", <italic id="_italic-37">anadın</italic> (آنه دین) "anneden".</p>
    <p id="_paragraph-32"><bold id="_bold-31">E/e: </bold>İnce, düz, geniş, dil önü sesi olan bu ünlü, Türkçe kelimelerin başında, ortasında ve sonunda görülmektedir.</p>
    <p id="_paragraph-33">Söz başında bu ses, <italic id="_italic-38">elif</italic> (ا) ve (ی) ile gösterilmektedir. Metnimizde şu örneklerde görülmüştür: <italic id="_italic-39">elgige</italic> (ایلگیگا) "eline", <italic id="_italic-40">egemniñ</italic> (ایگم نینگ) "sahibimin".</p>
    <p id="_paragraph-34">Söz ortasında bazen sadece elif(ا) ile yazılmış, bazen herhangi bir işaret ile gösterilmemiştir: <italic id="_italic-41">bilen</italic> (بلان) "ile, birlikte, ve", <italic id="_italic-42">köpeydi</italic> (کوپایدی) "fazlalaştı", <italic id="_italic-43">ilgeri</italic> (ایلگری) "ileri" <italic id="_italic-44">hümā-yı şefkat</italic> <italic id="_italic-45">ėrür</italic> <italic id="_italic-46">men</italic> (همای شفت ایرور من ) "ben şafkat hümasıyım", <italic id="_italic-47">berede</italic> (بره دا) "yerde", <italic id="_italic-48">bölek</italic> (بولک) "başka, kısım, bölüm, bir bütünün bir kısmı ", <italic id="_italic-49">teñrim</italic> (تینگریم) "tanrım, ilāhım, Rabbim".</p>
    <p id="_paragraph-35">Söz sonunda bazen <italic id="_italic-50">elif</italic> (ا) ile bazen de he (ه) ile gösterilmiştir: <italic id="_italic-51">içre</italic> (ایچره) "iç, içinde", <italic id="_italic-52">birle</italic> (برله) "ile", <italic id="_italic-53">üzre</italic> (اوزرا) "üzerine", <italic id="_italic-54">içinde</italic> (ایچینده) "içinde", <italic id="_italic-55">dėme</italic> (دیمه) "söyleme", <italic id="_italic-56">kėçe</italic> (کیچه) "gece", <italic id="_italic-57">özge</italic> (اوزگه) "başka".</p>
    <p id="_paragraph-36"><bold id="_bold-32">Ė/ė:</bold> Eski Türkçeden günümüze kadar hep dokuzuncu ünlü olarak kabul edilegelen /<italic id="_italic-58">ė</italic>/ ünlüsü, Türkçe kelimelerin ilk hecesinde yer alır. Arap alfabesi ile yazılan Çağatay Türkçesi metinlerinde /<italic id="_italic-59">ė</italic>/ sesini göstermek için özel bir işaret kullanılmamıştır. Bu alfabe ile yazılan metinlerde <italic id="_italic-60">çoklukla</italic> <italic id="_italic-61">/y/ (</italic><italic id="_italic-62">ی</italic><italic id="_italic-63">)</italic> harfiyle gösterilmiştir.</p>
    <p id="_paragraph-37">Üzerinde çalışmakta olduğumuz metinde de /<italic id="_italic-64">ė</italic>/ sesini göstermek için söz ortasında <italic id="_italic-65">yā </italic>(ی) harfi ve söz başında <italic id="_italic-66">elif </italic>ve<italic id="_italic-67"> yā</italic> (ای) harfleri kullanılmıştır. Bu ses kelimenin başında ve ortasında görülmüştür. Metnimizde /ė/ sesinin sonda kullanıldığı hiçbir kelimeye rastlanmamıştır.</p>
    <p id="_paragraph-38">Söz başında, ortasında ve sonunda /ė/ sesinin yazımı için örnekler: <italic id="_italic-68">yoḳ ėrdi</italic> (یوق ایردی) "yok idi", <italic id="_italic-69">ėmes</italic> (ایمس) "olmaz", <italic id="_italic-70">ėt-</italic> (ایت) "et-, eyle-", <italic id="_italic-71">ėy</italic> (ای) "ey!", <italic id="_italic-72">ėşit</italic>- (ایشت) "duy-; dinle-, işit-", <italic id="_italic-73">ėsrük</italic> (ایسروک) "sarhoş", <italic id="_italic-74">ėsi</italic> (ایسی) "kokusu", <italic id="_italic-75">ėlge</italic> (ایلگا) "halka", <italic id="_italic-76">ėmdi</italic> (ایمدی) "şimdi", <italic id="_italic-77">kėldi</italic> (کیلدی) "geldi", <italic id="_italic-78">dėdi</italic> (دیدی) "dedi", <italic id="_italic-79">dėk</italic> (دیک) "gibi, benzer, eş", <italic id="_italic-80">kėçesi </italic>(کیچه سی) "gecesi".</p>
    <p id="_paragraph-39"><bold id="_bold-33">I/ı: </bold>Söz başında genellikle <italic id="_italic-81">elif+yā </italic>(ای) ile yazılmıştır. Söz içinde ve söz sonunda <italic id="_italic-82">yā </italic>(<italic id="_italic-83">ی</italic>) ile gösterilmiştir. Metinde harfle gösterilmeyen örnekler de vardır. Kalın, düz ve dar olan bu ünlü metnimizde sözün başında, ortasında ve sonunda görülmüştür.</p>
    <p id="_paragraph-40">I/ı ünlüsü için örnekler: isiġ (ایسیغ) "sıcak", <italic id="_italic-84">yazıldı</italic> (یازلدی) "yazıldı, çözüldü", <italic id="_italic-85">ḳılur</italic> (قیلور) "kılır, eder,", <italic id="_italic-86">ḳaḳıl </italic>(قاقیلدی) "çalındı, vuruldu", <italic id="_italic-87">sıġındım</italic> (سیغیندیم) "sığındım", <italic id="_italic-88">çıḳtı </italic>(چیقتی) "çıktı, zuhur etti,", <italic id="_italic-89">munı</italic> (مونی) "bunu", <italic id="_italic-90">boldı</italic> (بولدی) "oldu", <italic id="_italic-91">anı</italic> (آنی) "onu", <italic id="_italic-92">yuḳarı</italic> (یوقاری) "yukarı", <italic id="_italic-93">yaḫşı</italic> (یخشی) "iyi".</p>
    <p id="_paragraph-41"><bold id="_bold-34">İ/i: </bold>Bu ses aslında telaffuz olarak /<italic id="_italic-94">ė</italic>/’ye benzeyen bir sestir. Yazı dili Arap alfabesiyle yazılan Çağatay Türkçesi metinlerinde, bu iki sesin yazılış özellikleri aynıdır. Söz başında <italic id="_italic-95">elif</italic> ve <italic id="_italic-96">yā</italic> (ای) ile sözün içinde ve sonunda <italic id="_italic-97">yā </italic>(ی) ile yazılmıştır.</p>
    <p id="_paragraph-42">İnce, düz, dar olan bu ses kelimenin başında, ortasında ve sonunda mevcuttur.</p>
    <p id="_paragraph-43">Söz başında, ortasında ve sonunda <italic id="_italic-98">i</italic> ünlüsü yazımına örnekler: <italic id="_italic-99">ilgeri</italic> (ایلگری) "ileri", <italic id="_italic-100">istep</italic> (ایستپ) "isteyerek, arayarak", <italic id="_italic-101">içürdiñ</italic> (ایچوردینگ) "içirdin", <italic id="_italic-102">içre</italic> (ایچرا) "iç, içinde",<italic id="_italic-103"> içer</italic> (ایچر) "içer", <italic id="_italic-104">bilgil</italic> (بیلگیل) "bilesin", <italic id="_italic-105">kim</italic> (کیم)"kim", <italic id="_italic-106">yetti</italic> (یتی) "yedi",<italic id="_italic-107"> iki</italic> (ایکی) "iki".</p>
    <p id="_paragraph-44"><bold id="_bold-35">O/o:</bold> Eserde söz başında <italic id="_italic-108">elif+ vav</italic> (او) ile, söz ortasında ise vav (<italic id="_italic-109">و</italic>)’ile yazılmıştır. Kalın, yuvarlak ve geniş olan bu ünlü, kelimelerin başında ve ortasında görülür.</p>
    <p id="_paragraph-45">O/o ünlüsü için örnekler: <italic id="_italic-110">ottuz iki</italic> (اوتوز أیکی) "otuz iki", <italic id="_italic-111">oturgenler</italic> (اوتورگانلر) "oturanlar", <italic id="_italic-112">oldı</italic> (اولدی) "oldu", <italic id="_italic-113">oḳup</italic> (اوقوپ) "okuyup", <italic id="_italic-114">ḳolum</italic> (قولوم) "kolum, elim", <italic id="_italic-115">yoluñ</italic> (یولونگ)"yolun", <italic id="_italic-116">ḳoyaş</italic> (قویاش) "güneş".</p>
    <p id="_paragraph-46"><bold id="_bold-36">Ö/ö:</bold> Bu ünlü de /o/ ünlüsünün yazım özelliklerini taşır. Söz başında <italic id="_italic-117">elif+vav</italic> (او) ile söz ortasında ise <italic id="_italic-118">vav </italic>(و) ile yazılır. Yuvarlak, ince ve geniş olan bu ünlü sözün başında ve ortasında görülmüştür.</p>
    <p id="_paragraph-47">Ö/ö ünlüsü içi önekler: <italic id="_italic-119">ötdiñ</italic> (اوتدینگ) "geçtin", <italic id="_italic-120">özgeler</italic> (اوزگه لر) "başkaları, diğerleri", <italic id="_italic-121">ötrü</italic> (اوترو) "dalayı", <italic id="_italic-122">örgenip</italic> (اورگه نیپ) "öğrenip", <italic id="_italic-123">bölek</italic> (بولک) "başka, parça", <italic id="_italic-124">ḳıla</italic> <italic id="_italic-125">kör</italic> (قیله کور) "kıla gör", <italic id="_italic-126">körgeç</italic> (کورگاچ) "görecek", <italic id="_italic-127">körmedük</italic> (کورمادوک) "görmedik", <italic id="_italic-128">közge</italic> (کوزگه) "göze".</p>
    <p id="_paragraph-48"><bold id="_bold-37">U/u: </bold>Kalın, yuvarlak ve dar olan /<italic id="_italic-129">u</italic>/ ünlüsü, söz başında <italic id="_italic-130">elif+vāv</italic> (<bold id="_bold-38">او</bold>) ile sözün ortası ve sonunda ise <italic id="_italic-131">vāv</italic> (<bold id="_bold-39">و</bold>) ile yazılmıştır.</p>
    <p id="_paragraph-49">U/u ünlüsü olan kelimelerin yazımına örnekler: <italic id="_italic-132">uluġ</italic> (<bold id="_bold-40">اولوغ</bold>)"ulu, büyük, yüce" <italic id="_italic-133">uyḳu</italic> (<bold id="_bold-41">اویقو</bold>) "uyku", <italic id="_italic-134">uçardın</italic> (<bold id="_bold-42">اوچاردین</bold>) "uçuyordun",<italic id="_italic-135"> uşal</italic> (<bold id="_bold-43">اوشل</bold><bold id="_bold-44">) </bold>"bu, tam bu, aynı bu", <italic id="_italic-136">uşbu</italic> (<bold id="_bold-45">اوشبو</bold>) "işte bu", <italic id="_italic-137">buyurdı</italic> (<bold id="_bold-46">بویوردی</bold>) "buyurdu", <italic id="_italic-138">yoḳdur </italic>(<bold id="_bold-47">یوقدور</bold>)"yoktur", <italic id="_italic-139">munı </italic>(<bold id="_bold-48">مونی</bold>) "bunu", <italic id="_italic-140">busız</italic> (<bold id="_bold-49">بوسیز</bold>) "bunsuz, bu olmadan", <italic id="_italic-141">ḳoşuldum</italic> (<bold id="_bold-50">قوشولدوم</bold>) "katıldım", <italic id="_italic-142">uyḳu</italic> (<bold id="_bold-51">اویقو</bold>)"uyku", <italic id="_italic-143">uşbu</italic> (<bold id="_bold-52">اشبو</bold>)"işte bu",<italic id="_italic-144"> ḳayġu</italic> (<bold id="_bold-53">قیغو</bold>)"kaygı", <italic id="_italic-145">ḳayu</italic> (<bold id="_bold-54">قیو</bold>) "hangisi".</p>
    <p id="_paragraph-50"><bold id="_bold-55">Ü/ü: </bold>İnce, yuvarlak ve dar olan bu ünlüsünün başta <italic id="_italic-146">elif</italic> ve <italic id="_italic-147">vāv </italic>(او) ile ortada ve sonda ise <italic id="_italic-148">vāv </italic>(و) ile yazıldığı görülmüştür. Bu ünlü kelimenin başında, ortasında ve sonunda görülmektedir.</p>
    <p id="_paragraph-51">Bu ünlü şu örneklerde görülmüştür: <italic id="_italic-149">üç miñ</italic> (اوچ مینگ)"üç bin", <italic id="_italic-150">on üçüñde</italic> (اون اوچونگده) "[senin] on üç yaşında", <italic id="_italic-151">üçi </italic>(اوچی) "üçü", <italic id="_italic-152">üçün</italic> (اوچون)"için", <italic id="_italic-153">kündüz</italic> (کوندوز) "gündüz",<italic id="_italic-154"> yüz miñ</italic> (یوزمینگ) "yüz bin", <italic id="_italic-155">yüziñdin</italic> (یوزینگدین) "yüzünden ", <italic id="_italic-156">muḥtac</italic> <italic id="_italic-157">ėrür</italic> (محتاج ایرور) "muhtaçtır", <italic id="_italic-158">ötrü</italic> (اوترو) "ötürü, dolayı".</p>
    <p id="_paragraph-52">
      <bold id="_bold-56">Ünsüzlerin Yazılışı</bold>
    </p>
    <p id="_paragraph-53">Çağatay Türkçesesi ile Özbek Türkçesi arasındaki geçiş döneminde yazılan <italic id="_italic-159">Tuhfetü᾿l-ʿÂbidîn</italic> adlı eserimizde ünsüzlerin yazım özellikleri ünlülere göre daha tutarlıdır. Eserde Farsçadaki (p, ç, g, j<italic id="_italic-160">) </italic>(پ، چ، گ، ژ) harfleri de kullanılmıştır. <italic id="_italic-161">P</italic> ve <italic id="_italic-162">b</italic> seslerinin teşekkül noktaları birbirine yakın olmasından dolayı bazen <italic id="_italic-163">p</italic> sesinin yazımında /<italic id="_italic-164">b</italic>/ (ب) harfi kullanılmıştır. Eserin diğer yazım özellikleri aşağıda detaylı olarak ele alınmıştır.</p>
    <p id="_paragraph-54"><bold id="_bold-57">B/b: </bold>Metnimizde genellikle <italic id="_italic-165">b</italic> (ب) harfı ile yazılmıştır. Bazı kelimelerde <italic id="_italic-166">p</italic>’li şekli de kullanılmıştır. <italic id="_italic-167">Tap</italic>- fiilinin son sesinde hep <italic id="_italic-168">p</italic>’nin yerine <italic id="_italic-169">b </italic>kullanılmıştır. Ancak metinde bu yazım şekli ile yazılan kelimeler <italic id="_italic-170">p</italic> olarak okunmuştur.</p>
    <p id="_paragraph-55">B hafiyle yazılan kelimeler: <italic id="_italic-171">barurdı</italic> (باروردی) "varırdı", <italic id="_italic-172">bar imiş</italic> (بار ایمش)"varmış", <italic id="_italic-173">bolsa</italic> (بولسه) "olsa", <italic id="_italic-174">başımızge</italic> (باشیمیزگا) "başımıza", <italic id="_italic-175">başıñ</italic> (باشینگ) "başın".</p>
    <p id="_paragraph-56">Metnimizde bir kelimede <italic id="_italic-176">b</italic>’nin yerine <italic id="_italic-177">f</italic> kullanıldığı görülmüştür: <italic id="_italic-178">doffı</italic> &lt; <italic id="_italic-179">tobı</italic> (دوفی) "şapka".</p>
    <p id="_paragraph-57"><bold id="_bold-58">Ç/ç: </bold>Yazımında bazen kuralsız bir şekilde <italic id="_italic-180">cim </italic>(ج) harfi de kullanılmıştır. Ses aslında <italic id="_italic-181">ç</italic> (چ) harfiyle yazılır. Ancak eserde tutarsız bir yazım için <italic id="_italic-182">ç</italic>’nin (چ) yerine bazen <italic id="_italic-183">cim</italic> (ج) harfi görülmektedir: <italic id="_italic-184">icdürmese</italic> (ایجدورماسه) "içirmezse", <italic id="_italic-185">ḳac</italic>- (قاج) "kaç-", <italic id="_italic-186">ac-</italic> (آج) "aç-", <italic id="_italic-187">kecdiñ</italic> (کیجدینگ) "vazgeçtin".</p>
    <p id="_paragraph-58"><bold id="_bold-59">P/p: </bold>Ötümsüz çift dudaklı bir ünsüz olup Türkçe kelimelerin başında görülmez. Çağatay Türkçesinde kelime başında hem <italic id="_italic-188">p</italic>’li hem de <italic id="_italic-189">b</italic>’li şekil kullanılmaktadır: <italic id="_italic-190">biş</italic>-/<italic id="_italic-191"> piş</italic>-. Metinde <italic id="_italic-192">p</italic> ile yazılan <italic id="_italic-193">puşken </italic>&lt;<italic id="_italic-194"> biş-</italic> fiili görülmüştür. Bu ünsüz Türkçe kelimelerin ortasında ve sonunda görülürken alıntı kelimelerin (Farsça) başında, ortasında ve sonunda kullanılır. Bazı Farsça kelimelerde <italic id="_italic-195">p</italic>’nin yerine <italic id="_italic-196">b</italic> kullanılmıştır: <italic id="_italic-197">geb</italic> (گپ) kelimesi; metinde <italic id="_italic-198">geb</italic> (گب) şeklinde yazılmıştır. <italic id="_italic-199">P</italic> ile yazılan Türkçe örnekler: <italic id="_italic-200">tap-</italic> (تاپ) "bul-", <italic id="_italic-201">tap</italic><bold id="_bold-60">-</bold><italic id="_italic-202">ar</italic> (تاپار) "bulur", <italic id="_italic-203">köpeydi</italic> (کوپیدی) "çoğaldı", <italic id="_italic-204">yapınmasak</italic> (یاپنماساک) "örtünmesek", <italic id="_italic-205">kiprigiñ</italic> &lt; kirpik (کپریگینک) " kirpiğin", <italic id="_italic-206">öpsek</italic> (اوپسک) "öpsek", <italic id="_italic-207">tapıban</italic> (تاپیبان) "bularak", <italic id="_italic-208">tapken</italic> (تاپکان) "bulan ".</p>
    <p id="_paragraph-59"><bold id="_bold-61">S/s: </bold>Ötümsüz dişler arası sızıcı bir ünsüz olup kelimenin her yerinde bulunur. Arap alfabesindeki (س) ünsüzü ile yazılır: <italic id="_italic-209">sol</italic> (سول) "sol", <italic id="_italic-210">salıp</italic> (سالیپ) "atıp", <italic id="_italic-211">saç</italic> (ساچ) "saç", <italic id="_italic-212">saçıp</italic> (ساچیپ) "serpip", <italic id="_italic-213">savaşımdın</italic> (سواشیمدین) "savaşımdan", <italic id="_italic-214">severdim</italic> (سیوردیم) "severdim", <italic id="_italic-215">nerse </italic>(نرسه) " şey, nesne".</p>
    <p id="_paragraph-60"><bold id="_bold-62">T/t: </bold>Ünsüzü düzenli olarak Türkçe kelimelerde t (ت) harfiyle yazılır. Ünsüz benzeşmesinden dolayı bazı kelimelerde <italic id="_italic-216">t</italic>’nin yerinde <italic id="_italic-217">d</italic> yazılır. Sert ötümsüz diş patlayıcısı olan bu ünsüz kelime başında, ortasında ve sonunda bulunur: <italic id="_italic-218">bitalmay</italic> (بیتالمی) "yazamayarak", <italic id="_italic-219">teñle</italic> (تانگلا) "eşit şekilde", <italic id="_italic-220">tañla</italic> (تانگلا) "sabahleyin, sabaha doğru", <italic id="_italic-221">ortada</italic> (اورتادا) "ortada", <italic id="_italic-222">taşıdık</italic> (تاشیدیک) "taşıdık".</p>
    <p id="_paragraph-61"><bold id="_bold-63">G/g: </bold>Ünsüzü metinde tek çift çizgili گ ile yazılmıştır: <italic id="_italic-223">egem</italic> (ایگم) " sahibim", <italic id="_italic-224">örgenip </italic>(اورگا نیپ) "öğrenip", <italic id="_italic-225">ilgeri</italic> (ایلگاری) "ileri", <italic id="_italic-226">olgen</italic> (اولگان) "olan", <italic id="_italic-227">yılġılgende</italic> (یغیلگانده) "toplandığında", <italic id="_italic-228">kėlgende</italic> (کیلگانده) "geldiğinde", <italic id="_italic-229">eylegen</italic> ( ایلاگان) "eyleyen".</p>
    <p id="_paragraph-62"><bold id="_bold-64">ñ: </bold>Damak n’si olarak bilinen bu ünsüz, Çağatay Türkçesinde (نگ) ile yazılır. Nüshada bu sesi ihtiva eden birçok örnek bulunmaktadır: <italic id="_italic-230">miñ</italic> (مینگ) "bin", <italic id="_italic-231">köñil</italic> (گونگیل) "gönül", <italic id="_italic-232">soñra</italic> (سونگره) "sonra", <italic id="_italic-233">egemniñ</italic> (ایگم نینگ) "sahibimin".</p>
    <p id="_paragraph-63">
      <bold id="_bold-65">SES ÖZELLİKLERİ</bold>
    </p>
    <p id="_paragraph-64">Ses bilgisi, <italic id="_italic-234">dilin her düzleminde görülen seslerin yapıları ve ses kuralları kadar bu seslerdeki değişmeleri de inceler</italic>.Malum olduğu üzere dildeki kelimeler zaman geçtikçe bazı seslerini düşürür, bazı seslerini türetir, bazılarını değiştirir veya bazılarını birbirine benzetir. Bir dil konuşulurken o dildeki kelimeler veya cümleler en az enerji harcanarak ifade edilir. Ekonomi kanunu çerçevesinde Türkçenin geçmişten bu güne kadarki gelişimi sürecinde seslerde birtakım değişiklikler meydana getirdiği (<italic id="_italic-235">katı seslerin sızıcılaştığını veya akıcılaştığını; sert seslerin yumuşadığını</italic>) hatta bu seslerin düştüğü görülmüştür.</p>
    <p id="_paragraph-65">
      <bold id="_bold-66">Ünlü Değişmeleri</bold>
    </p>
    <p id="_paragraph-66">Yazım özellikleri kısmında ifade edildiği gibi düz-dar (<italic id="_italic-236">i</italic>, <italic id="_italic-237">ı</italic>), yuvarlak (<italic id="_italic-238">o</italic>, <italic id="_italic-239">ö</italic>, <italic id="_italic-240">u</italic>, <italic id="_italic-241">ü</italic>), düz-geniş (<italic id="_italic-242">a</italic>, <italic id="_italic-243">e</italic>) ve kapalı <italic id="_italic-244">ė</italic> olmak üzere dokuz ünlü tespit edilmiştir. Bunların değişmeleri yanlarında bulunan ünsüzlerin tesiriyle gerçekleşmiştir.</p>
    <p id="_paragraph-67">
      <bold id="_bold-67">/i/- /e/- /ė/ durumu</bold>
    </p>
    <p id="_paragraph-68">Türkologlar arasında tartışmalı bir konu olan kapalı /<italic id="_italic-245">ė</italic>/ meselesini Timur Kocaoğlu <italic id="_italic-246">Tarihî Türk Lehçeleri Metinlerinin Transkripsiyonlanmasında Kapalı ė/i Meselesi </italic>adlı makalesinde sonuç olarak Eski Türkçe döneminde yazılan metinlerde <italic id="_italic-247">ė</italic>’nin kullanılmasını vurgulamıştır.</p>
    <p id="_paragraph-69">
      <bold id="_bold-68">Ünlü Uyumu</bold>
    </p>
    <p id="_paragraph-70">Çağataycada ünlü uyumu bu dilin <italic id="_italic-248">karakteristik</italic> özelliği olarak bilinir. Bu özellik <italic id="_italic-249">kalınlık-</italic> <italic id="_italic-250">incelik</italic> ve <italic id="_italic-251">düzlük-yuvarlaklık</italic> olarak iki çeşittir. Arap alfabesi ile yazılan Çağatayca ürünlerin kalınlık-incelik uyumunu tespit edebilmek için tek ölçüt ġ/ḳ veya g/k seslerinin karşıtlığıdır. Kalın ünlülü kökler ve ekler artlı sesleri (ġ/ḳ), ince ünlülü kökler ve ekler ise önlü (g/k) sesleri barındırır: <italic id="_italic-252">yol</italic>-<italic id="_italic-253">ġa</italic>, <italic id="_italic-254">eyle</italic>-<italic id="_italic-255">gey</italic>.</p>
    <p id="_paragraph-71">
      <bold id="_bold-69">Kalınlık-İncelik Uyumu</bold>
    </p>
    <p id="_paragraph-72">Çağataycada genellikle kalınlık-incelik uyumuna riayet edilmiştir. Ele aldığımız nüshada kalınlık-incelik uyumuna uygun kök ve ek birleşmelerinden bazıları aşağıda sıralanmıştır: <italic id="_italic-256">ḳol</italic>+<italic id="_italic-257">um</italic>, <italic id="_italic-258">sarı</italic>+<italic id="_italic-259">ġa</italic>, <italic id="_italic-260">bul</italic>-<italic id="_italic-261">a</italic>+<italic id="_italic-262">lar</italic>, <italic id="_italic-263">ḳıl</italic>-<italic id="_italic-264">dı</italic>+<italic id="_italic-265">lar</italic>, <italic id="_italic-266">bol</italic>-<italic id="_italic-267">ur</italic>+<italic id="_italic-268"> mu</italic>, <italic id="_italic-269">añ</italic>+<italic id="_italic-270">a</italic>, <italic id="_italic-271">ḳılġıl</italic>, <italic id="_italic-272">ḳoyġıl</italic>, <italic id="_italic-273">ḳoy</italic>-<italic id="_italic-274">up</italic>, <italic id="_italic-275">ḳayġu</italic>+<italic id="_italic-276">dın</italic>, <italic id="_italic-277">ol</italic>-<italic id="_italic-278">ur</italic>+<italic id="_italic-279">san</italic>, <italic id="_italic-280">aḫtar</italic>-<italic id="_italic-281">maġdur</italic>.</p>
    <p id="_paragraph-73">Bazı eklerin uyum dışına çıktığı görülmüştür. Kalın ünlülü tabanlar, ince ünlülü ekler almıştır: <italic id="_italic-282">yol</italic>+<italic id="_italic-283">ge</italic>, <italic id="_italic-284">uçmaḫ</italic>+<italic id="_italic-285">ge</italic>, <italic id="_italic-286">ol</italic>-<italic id="_italic-287">ma</italic>-<italic id="_italic-288">gey</italic>, <italic id="_italic-289">boz</italic>-<italic id="_italic-290">ma</italic>-<italic id="_italic-291">gey</italic>, <italic id="_italic-292">ḳıl</italic>-<italic id="_italic-293">ma</italic>-<italic id="_italic-294">gen</italic>+<italic id="_italic-295">dėk</italic>, <italic id="_italic-296">bol</italic>-<italic id="_italic-297">gen</italic>+<italic id="_italic-298">de</italic>, <italic id="_italic-299">sal</italic>-<italic id="_italic-300">gen</italic>+<italic id="_italic-301">i</italic>, <italic id="_italic-302">otur</italic>-<italic id="_italic-303">gen</italic>+<italic id="_italic-304">ler</italic>.</p>
    <p id="_paragraph-74">
      <bold id="_bold-70">Düzlük-Yuvarlaklık</bold>
    </p>
    <p id="_paragraph-75">Düzlük-yuvarlaklık uyumu tarihî Türk lehçelerinde görülmeyen bir özelliktir. Düzlük-yuvarlaklık uyumuna göre o, ö, u, ü yuvarlak ünlülerinden birini ihtiva eden sözcükler u, ü ünlüleri bulunan eklerden birini alır. Ancak Çağataycada düzlük-yuvarlaklık uyumu tam gelişmediği için bu özellikten ekler aynı derecede etkilenmemişlerdir. Aynı durum metinde de görülmüştür.</p>
    <p id="_paragraph-76">Metinde düzlük-yuvarlaklık uyumu bulunan kökler ve eklerden bazıları: <italic id="_italic-305">kėl</italic>-<italic id="_italic-306">di</italic>, <italic id="_italic-307">tap</italic>-<italic id="_italic-308">ıp</italic>, <italic id="_italic-309">sür</italic>-<italic id="_italic-310">t-üp</italic>, <italic id="_italic-311">yet</italic>-<italic id="_italic-312">me-s</italic>, <italic id="_italic-313">iş</italic>+<italic id="_italic-314">ge</italic>, <italic id="_italic-315">aldı</italic>+<italic id="_italic-316">da</italic>, <italic id="_italic-317">bil</italic><bold id="_bold-71">-</bold><italic id="_italic-318">me-y</italic>, <italic id="_italic-319">ḳıl</italic>-<italic id="_italic-320">ġan</italic>, <italic id="_italic-321">köñl</italic>+<italic id="_italic-322">üm</italic>.</p>
    <p id="_paragraph-77">Metinde düzlük-yuvarlaklık uyumuna uymayan kökler ve eklerden bazıları: <italic id="_italic-323">köz</italic>+<italic id="_italic-324">üm</italic>+<italic id="_italic-325">ni</italic>, <italic id="_italic-326">kör</italic>-<italic id="_italic-327">me</italic>-<italic id="_italic-328">dük</italic>, <italic id="_italic-329">nėçük</italic>, <italic id="_italic-330">kez</italic>-<italic id="_italic-331">dü-k</italic>, <italic id="_italic-332">ėyle</italic>-<italic id="_italic-333">dü+k</italic>, <italic id="_italic-334">ėr</italic>-<italic id="_italic-335">dü+k</italic>, <italic id="_italic-336">bol</italic>+<italic id="_italic-337">ġıl</italic>, <italic id="_italic-338">köz</italic>+<italic id="_italic-339">ge</italic>, <italic id="_italic-340">tur</italic>-<italic id="_italic-341">maḳ</italic>, <italic id="_italic-342">bol</italic>-<italic id="_italic-343">sañ</italic>.</p>
    <p id="_paragraph-78">
      <bold id="_bold-72">Ünsüz Değişimi</bold>
    </p>
    <p id="_paragraph-79"><bold id="_bold-73">b- &gt; p-: </bold>Tuhfetü-l Abidin’de bir Türkçe kelimede, kelime başındaki b’nin <italic id="_italic-344">p</italic>’ye dönüştüğü görülmüştür: pişken &gt; <italic id="_italic-345">püşken.</italic></p>
    <p id="_paragraph-80"><bold id="_bold-74">b- &gt; m- :</bold>Eski Türkçede kelime başındaki /b/ sesleri kelime bünyesindeki /n/ ve /ñ/ seslerinin tesiriyle /m/ sesine dönüşür:bin &gt;<italic id="_italic-346"> miñ</italic> "bin", bindür &gt; <italic id="_italic-347">mindür-</italic> "bindirmek", bunu &gt; <italic id="_italic-348">munı</italic> "bunu", bunda &gt; <italic id="_italic-349">munda</italic> "bunda", beni &gt; <italic id="_italic-350">meni</italic> "beni", munça &gt; <italic id="_italic-351">munça</italic> "bu kadar".</p>
    <p id="_paragraph-81"><bold id="_bold-75">-ġ- &gt; -v-: </bold>Harezm Türkçesinde görülen <italic id="_italic-352">g</italic>- den gelişen söz içi <italic id="_italic-353">w</italic>- sesi, Çağatay Türkçesinde <italic id="_italic-354">v</italic>’ye dönmüştür. Tuhfetü-l Abidin’de de bazı Türkçe kelimelerde görülmüştür: yaġuḳ &gt; <italic id="_italic-355">yavuḳ</italic>, soġuḳ &gt; <italic id="_italic-356">savuġ</italic></p>
    <p id="_paragraph-82"><bold id="_bold-76">t-&gt; d- ~ -t- &gt; -d-: </bold>Çağatayca’da söz başı <italic id="_italic-357">t</italic> sesi korunmuştur. Ancak Tuhfetü-l Abidin’de bazı örneklerde t’nin d’ye dönüştüğü görülür. Bir örnekte ise iç seste t &gt; d değişimi mevcuttur: ol+turur &gt; <italic id="_italic-358">ol+durur, </italic>turur &gt; <italic id="_italic-359">dururdı, </italic>tėdi- &gt; <italic id="_italic-360">dėdi</italic>-, tėy &gt; <italic id="_italic-361">dėy</italic>.</p>
    <p id="_paragraph-83"><bold id="_bold-77">-ḳ &gt;- ġ-: </bold>TA’nın bazı kelimelerinde <italic id="_italic-362">ḳ</italic>’nın <italic id="_italic-363">ġ</italic>’ya dönüştüğü görülmüştür:savuḳ &gt; <italic id="_italic-364">savuġ</italic>, balıḳ &gt; <italic id="_italic-365">balıġ</italic>, salmaḳ &gt; <italic id="_italic-366">salmaġ</italic>.</p>
    <p id="_paragraph-84"><bold id="_bold-78">-p- &gt; -f-: </bold>Çağatay Türkçesinde önemli ses özelliklerinden biri ise patlayıcı dudak ünsüzü olan /<italic id="_italic-367">p</italic>/’nın diş-dudak ünsüzü /<italic id="_italic-368">f</italic>/’ye dönüşmesidir. Metnimizde birkaç örnekte görülmüştür:dobı &gt; doppı &gt; <italic id="_italic-369">doffı</italic>, topraḳ &gt; <italic id="_italic-370">tufraġ+ı</italic>, arpa &gt; <italic id="_italic-371">arfa</italic></p>
    <p id="_paragraph-85"><bold id="_bold-79">-ḳ &gt; -ḫ ~ -ḳ- &gt; -ḫ-: </bold>ḳ &gt; ḫdeğişimi Tuhfetü-l Abidin’de da bir kaç kelimede görülmüştür: çoḳ &gt; <italic id="_italic-372">çoḫ</italic>, uyḳulasun &gt; <italic id="_italic-373">uḫlasun</italic>, uçmaḳ &gt; <italic id="_italic-374">uçmaḫge</italic>, yaḳşı &gt; <italic id="_italic-375">yaḫşı</italic>.</p>
    <p id="_paragraph-86"><bold id="_bold-80">-d- &gt; -y- ~ -d &gt; -y-: </bold>d sesi Karahanlı ve Harezm Türkçesinde sızıcı <italic id="_italic-376">ḏ</italic> ‘ye dönüşür. Eski Türkçede söz içi /<italic id="_italic-377">d</italic> / akıcı <italic id="_italic-378">y</italic> sesine dönüşmüştür. Eserde bu değişimde örnekler görülmüştür:adaḳ &gt;<italic id="_italic-379">ayaḳ</italic>, ḳod- &gt; <italic id="_italic-380">ḳoy</italic>-, adır- &gt; <italic id="_italic-381">ayır</italic>-, <italic id="_italic-382">udı-/uḏı-</italic> &gt; <italic id="_italic-383">uyḳu</italic>, edle- &gt; <italic id="_italic-384">ėyle-</italic></p>
    <p id="_paragraph-87"><bold id="_bold-81">-z- &gt; -s-: </bold>Olumsuzluk eki hariç, bir örnekte <italic id="_italic-385">z</italic> sesinin tonsuzlaşarak <italic id="_italic-386">s</italic>’ye dönüştüğü görülmüştür: izde- &gt; <italic id="_italic-387">iste</italic>-</p>
    <p id="_paragraph-88">
      <bold id="_bold-82">Ünsüz Düşmesi</bold>
    </p>
    <p id="_paragraph-89">Ses düşmesi olayı, ünlülerde görüldüğü gibi ünsüzlerde de sık sık görülen bir ses özelliğidir. Türkçenin gelişim sürecinde bazı ünsüzler düşürülmüştür. Eserdeki ünsüz düşmesi örneklerinden bazıları şunlardır:</p>
    <p id="_paragraph-90"><bold id="_bold-83">-r- &gt; ø: </bold>birle &gt; <italic id="_italic-388">biø</italic>+<italic id="_italic-389">le</italic>, ėr-mes &gt; <italic id="_italic-390">ėø</italic>-<italic id="_italic-391">mes,</italic> ḳurtul- &gt; <italic id="_italic-392">kuøtul-</italic></p>
    <p id="_paragraph-91"><bold id="_bold-84">b- &gt; ø ~-b- &gt; ø: </bold>bol- &gt; -<italic id="_italic-393">øol-</italic>, sub &gt; suv &gt; <italic id="_italic-394">suø</italic></p>
    <p id="_paragraph-92"><bold id="_bold-85">-g-/-ġ- &gt; ø: </bold>kergek &gt; <italic id="_italic-395">kerøek</italic>, eşgek &gt; <italic id="_italic-396">eşøek</italic>, ḳulġaḳ &gt; <italic id="_italic-397">ḳuløaḳ</italic></p>
    <p id="_paragraph-93"><bold id="_bold-86">-l- &gt; ø: </bold><italic id="_italic-398">oltar-</italic> &gt; oltur- &gt;<italic id="_italic-399"> Oøtur-</italic>, Kėltür- &gt; <italic id="_italic-400">kėøtür</italic>-</p>
    <p id="_paragraph-94"><bold id="_bold-87">-d &gt; ø: </bold>ıd+ı &gt; <italic id="_italic-401">i</italic>+<italic id="_italic-402">si</italic> "kokusu"</p>
    <p id="_paragraph-95">
      <bold id="_bold-88">Ünsüz Uyumu</bold>
    </p>
    <p id="_paragraph-96">Ünsüz uyumu konusunda Çağatay Türkçesi tutarlı değildir. Çağataycada kesin bir uyum halini almayan ünsüz uyumu, Tuhfetü-l Abidin’de tutarlı bir mahiyet arz etmez: <italic id="_italic-403">yetdiñ</italic>, <italic id="_italic-404">ötdiñ</italic>, <italic id="_italic-405">bitdiñ</italic>, <italic id="_italic-406">kėçdiñ</italic>, <italic id="_italic-407">ḳoyaşdın</italic>, <italic id="_italic-408">ṣūretde</italic>, <italic id="_italic-409">taptı</italic>, <italic id="_italic-410">ėtdiñ</italic>, <italic id="_italic-411">kėlipdür</italic>, <italic id="_italic-412">bāʿi</italic><italic id="_italic-413">ẟ</italic><italic id="_italic-414">din</italic>, <italic id="_italic-415">kökdin</italic>.</p>
    <p id="_paragraph-97">
      <bold id="_bold-89">Sonuç (xulosa)</bold>
    </p>
    <p id="_paragraph-98"><italic id="_italic-416"><bold id="_bold-90">Tuhfetü᾿l-ʿÂbidîn,</bold></italic> önceki ismiyle Eski Türkistan olan bugünkü Özbekistan sınırları içerisinde yer alan Nemengân şehrinde dünyaya gelen ve hayatının çoğunu Buhara’da seyyahlık yaparak geçiren Molla Yâr Muhammed Nemengânî’nin eserinden derlenen manzum bir eserdir. 188 sayfadan oluşan bu eserin 108. sayfasına kadar olan kısımda adı geçen şaire ait şiirler mevcuttur. Eserde genel olarak muhammes şiirler mevcut olup müseddesler, müstezadlar, musemmin, mütasse ve gazeller bulunmaktadır. Eserin ilk beş sayfasında müstensih tarafından yazılan nesir mevcuttur. Nesirde kitabın neden yazıldığı hakkında bilgi verilmiştir. Eserde daha çok Peygamber Efendimiz <sup id="_superscript-1">(s.a.v.)</sup> hakkında yazılan naatlar, dört halife, şiirlerine konu olan yerler ve birçok kişinin şahsına yazılan şiirler bulunmaktadır.</p>
    <p id="_paragraph-99"><italic id="_italic-417"><bold id="_bold-91">Tuhfetü᾿l-Âbidîn</bold></italic>’in bugün tek nüshası elimize ulaşmıştır. Elimizde bulunan bu nüsha bugünkü Afganistan’ın Bedehşan ilinde bulunmuştur. Eser eskiden günümüze kadar süregelmiş bir gelenek çerçevesinde bugün hâlâ bazı yerlerde okunmaktadır. Eseri koruyan kişiler Gülbüddin ve Nurulhak, Badahşan ili Hoşham köyünün sakinleridir. Eserin taşbasımı Ahmet Mahdum Baharayi tarafından yapılmıştır.</p>
    <p id="_paragraph-100">Eserin yazılış gayesi dinimizin peygamberlere olan saygısını, sevgisini ve muhabbetini dillendirme isteğidir. Peygamberlerin İslam dinindeki yeri, gayeleri, prensipleri, güzellikleri ve âlimlerin sözleri büyük önem taşımaktadır. Bu kitabın tanzim ve basımı çeşitli şairlerin şiirlerinden seçip kendisi gibi muhabbet arzulayan, kırılan kalplere derman olabilmesidir.</p>
    <p id="_paragraph-101" />
  </body>
  <back />
</article>